Prostat kabus olmaktan çıkıyor

Prostat kabus olmaktan çıkıyor

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cenk Gürbüz, erkek sağlığı için son derece önemli olan prostat ile alakalı tüm bilinmeyenleri anlattı.

Prostat erkek üreme sisteminin bir parçası olup, salgı görevi olan bez yapısında bir organdır. Kestane büyüklüğündedir ve ters armut şeklinde mesane çıkışında bulunur. Meninin içine verdiği özel bazı maddelerle meninin sıvılaşmasını ve spermin canlanmasını sağlar.

Bir erkeğin prostat bezi genellikle 40 yaşına ulaştıktan sonra genişlemeye başlar. Bu duruma iyi huylu prostat hiperplazisi (BPH) denir. Bu doğal bir yaşlanma süreci olarak kabul edilir. Büyüyen prostat idrar akımını zorlaştırdığı için hastalarda idrar yaparken zorlanma, tam idrar yapamama, gece sık idrara çıkma, idrar yapıp rahatlayamama, yeniden idrar yapma hissi, idrar yapmaya başlamada zorlanma, kesik kesik yapma ve idrar kaçırma gibi birtakım yakınmalara yol açar. Bazen idrarda kanama, sık idrar yolu enfeksiyonu, tam tıkanma, idrar kesesinde taş oluşumu ve çok ihmal edilmesi durumunda böbrek fonksiyonunda bozulmalara yol açarak yaşamı tehdit edici durumlara yol açabilir. Prostat büyümesi ciddi şekilde hayat konforunu azaltan bir rahatsızlıktır.

Prostat büyümesinin nedeni ve mekanizması tam olarak anlaşılamamış olsa da, ilerleyen yaşlarda erkeklerde ortaya çıkan hormonal faktörlerin etkisi olduğu düşünülmektedir. Genellikle 50 yaşından sonra erkeklerin yüzde 30 ilâ 40’ında idrar yapmaya yönelik şikâyetler artar. Bu durumun ilk nedeni; erkeklik hormonuna prostatın fazla yanıt vermesidir. İkinci faktör ise ailevi yatkınlıktır. Ailede prostat büyümesi olan kişilerin normale göre 4 kat daha fazla bu hastalıkla tanışma riski vardır. İyi huylu prostat büyümesi bir erkeğin üreme kapasitesini engellemediği gibi, ereksiyon problemlerinin oluşmasına ve prostat kanserine neden olmaz.

Prostat büyümesinin teşhisi yapıldıktan sonra, doktorunuz semptomlar hafifse hemen tedaviyi önermeyebilir. Muhtemelen, prostat büyümesinden herhangi bir komplikasyon geliştirmediğinizden emin olmak için yılda bir veya daha fazla kontrol isteyebilir. Semptomlarınız daha şiddetli hale gelirse, hem tıbbi hem de cerrahi tedaviler yapılabilir.

Umut Veren Yöntem: Fokal Terapi

Prostat kanserinde yüz güldüren fokal tedavi yöntemi ile klasik metotlarda görülebilen yan etkilerden korunarak, kanser odağını ortadan kaldırmak mümkün.

Prostat kanseri; prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesi ile ortaya çıkan; tedavi edilmediğinde diğer organlara yayılabilen; belirtileri ortaya çok yavaş çıktığı için tanısı zor olan bir hastalıktır. Erkeklerde en sık görülen iç organ kanseri ve tüm dünyada en sık görülen ikinci kanser türüdür. Yaklaşık olarak her 6 erkekten birinin prostat kanserine yakalanacağı ve her 38 erkekten birinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybedeceği tahmin edilmektedir.

Prostat kanseri tanısı alan hastalarda en önemli nokta hastalığın evrelendirilmesidir. Hastalığın evresine göre tedavi yaklaşımı değişmektedir. Günümüzde daha fazla sayıda erken evrede yakalanan (prostata sınırlı evrede) prostat kanseri, yeni tedavi yaklaşımlarını da beraberinde getirdi.

Erken evre kanserlerin büyük çoğunluğunda ameliyat veya radyoterapi (ışın) tedavileri tercih ediliyor. Fakat bu iki yöntemin de hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen yan etkileri bulunuyor. Bu yöntemlere maruz kalan hastada cinsel fonksiyon yetersizliği, idrar kaçırma, ameliyatta oluşan kesilerin iyileşmesi için gerekli süre,  mikrop kapması gibi risklerle karşılaşılması muhtemeldir. Uygun hasta grubunda bu yan etkileri yaşamamak için Fokal ( Bölgesel) Terapi seçeneği akılda tutulmalıdır.

Tarama yöntemleri sayesinde erken evrede yakalanan prostat kanserlerinin, ameliyatsız bir tedavi yöntemi olduğunu söyleyen Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cenk Gürbüz, “fokal terapi” adı verilen bu yöntemle, sadece kanserli hücre hedeflenerek sağlıklı dokulara zarar verilmemesinin amaçlandığını bildirdi.

Yani bu yöntemde prostatın içinde erken yakalanmış tümör odağı yakılarak yok edilirken hastanın prostatı alınmıyor. Bu durumdaki hastalara lokal hasta, uygulanan tedaviye de fokal tedavi deniyor. Böylece prostat hastada kalırken, kanser odağı yok edilmiş oluyor.

Fokal Tedavi (HIFU, IRE ) prostatın dışına çıkmamış erken evre tümörlerde, bir taraftan hastanın kanserden kurtulmasını sağlarken, diğer taraftan hastalığın komplikasyonlarının ortaya çıkma ihtimalini de azaltmaktadır.

Yüksek yoğunluklu ultrason dalga (HIFU) teknolojisinde önce rektal yoldan (makattan) giriş yapılarak prostat değerlendirilir,  bilgisayar programı yardımıyla tahrip edilecek dokular belirlenir. İşlem sırasında ısı kullanılmaktadır. Tedavinin bir diğer önemli avantajı ise, tedavi sırasında görüntüleme yapılarak, istenilen bölgede etkili tedavinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin görülebilmesi.

Irreversible elektroporation- IRE (Geri dönüşümsüz Elektroporasyon) yöntemi ile hastalıklı kanser dokusunda açılan delikler sayesinde, hücrenin geri dönüşümsüz bir şekilde tahribi sağlanır. İşlem sırasında prostat içerisine küçük boyutta elektrot gönderilir ve elektrotlar arasında oluşturulan elektrik akımıyla işlem yapılır.