Böbrek ve Üreter Taşları Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Böbrek ve Üreter Taşları Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cenk Gürbüz, böbrek ve üreter taşları, belirtileri ve tedavi seçenekleri hakkında bilgilendirdi.

Toplumda her on kişiden birinde ömrünün herhangi bir aşamasında taş oluşur ancak özellikle beslenme, yaşam tarzı ve çevresel etkenlerdeki bozulmalar hastalığın daha sık karşımıza çıkmasına sebep olmaktadır. Taş hastalığı her yaş grubunda görülebilmekle birlikte, sıklık 20-50 yaşları arasında artmaktadır. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cenk Gürbüz, böbrek ve üreter taşları, belirtileri ve tedavi seçenekleri hakkında bilgilendirdi.

Böbrek taşlarına, normal olarak idrarın içinde bulunan tuz ve minerallerin dengesinin bozulması neden olur. Özellikle beslenme tarzı ve iklim gibi çevresel etkenler, idrarda atılan kristallerin yoğunlaşmasına, kümeleşmesine ve birikip ‘taş' oluşumuna sebep olmaktadır. Bu kristaller şekillendikten sonra hızla birleşerek böbrek taşlarını oluşturmaktadır. Böbrekte ya da üreterde (böbrekten mesaneye doğru yönelen tüp) bulunabilir.

Ağrı, en sık rastlanan belirtidir ve şiddetli, bıçak saplanır tarzda genellikle “boşluk” olarak adlandırılan, kaburgaların altından başlayıp sırttan öne, kasıklara doğru vuran şiddetli ağrı şeklindedir. Ağrının şiddeti zaman zaman artıp azalabilir. Çoğunlukla bulantı ve kusma, idrarda kanama ve yanma eşlik edebilir.

Genetik yatkınlık, taş oluşumundaki önemli bir risk faktörüdür. Ayrıca erkekler, kadınlardan 3 kat daha fazla sıklıkta taş oluşturur. Hastalığın tanısında en önemli yaklaşım ise detaylı hasta öyküsü ve titiz bir fizik muayenedir.

Düzenli spor yapmak ve bol su içmek (günde 2.5 – 3 lt.) böbreğin toplayıcı sisteminde kalıp taş oluşumuna neden olabilecek partiküllerin bir an önce idrar yolu sisteminden dışarıya atılmasını sağlamak açısından oldukça önemlidir.

Böbrek ve Üreter Taşlarının Tedavisi

Bütün taşlar tedavi gerektirmez. Eğer taşınız rahatsızlığa neden oluyorsa ve doğal yollarla idrardan düşmüyorsa tedaviye ihtiyacınız var demektir. Taşınız idrarla atılması muhtemelse doktorunuz, bu süreci kolaylaştıracak ilaçları reçete edebilir. Buna konservatif tedavi denir. Taşınız büyümeye devam ediyorsa, sık ve şiddetli ağrı yapıyorsa aktif tedavi görmeniz gerekir. Hastalık belirtileri, taşın özellikleri, tıbbi geçmişiniz, hastanenizde uygulanan tedavi yöntemi ve kendi kişisel tercihleriniz tedavi seçimine etki eden faktörler olarak sayılabilir.

Yakın İzlem – İlaç Yöntemi

Doktorunuz, taşınızı daha hızlı atmanıza yardımcı olacak ve hareket ettiği zaman ağrınızı azaltacak ilaçları reçete edebilir. Buna Medikal Ekspulsif Tedavi (MET) adı verilir ve en çok üreter taşlarında etkilidir.

Eğer ürik asit taşınız varsa, taşınızı çözmek mümkün olabilmektedir. Bu da idrarınızın pH değerini artırarak, asidik halden alkali hale getirerek yapılır.

Şok Dalgalarıyla Taş Kırma (ESWL)

ESWL, vücut dışından taşları kıran bir makine ile yapılır. Taş kırmak için odaklanmış şok dalgaları (kısa sinyalli yüksek enerjili ses dalgaları) deriden taşa iletilir. Taş, şok dalgalarının enerjisini emer ve küçük parçalara ayrılır. Parçacıklar daha sonra idrar yoluyla atılır.

Perkütan Nefrolitotomi (PNL)

PNL, ciltle böbrek arasında oluşturulan küçük bir delikten girerek, buradaki taşların tedavi edilmesi olarak tarif edilebilir. Avantajı, tek operasyonda çok büyük taşların bile çıkarılabilmesidir. PNL genel anestezi altında gerçekleştirilir.

 

Üreteroskopi (URS)

Fleksible URS ile doğal idrar kanalından böbreğe kadar çıkılarak böbreğin odacıkları içindeki taşlar lazer yöntemiyle kırılıyor.

Hastanede kalış süresinin kısalığı ve iyileşme sürecinin çok hızlı olması ve böbrek işlevlerine en az zarar veren yöntem olması önemli avantajlarıdır. URS, genel veya lokal anestezi altında yapılan, başarı düzeyi yüksek, komplikasyon riski düşük bir uygulamadır. Tamamen endoskopik bir yöntem olması nedeniyle özellikle kan sulandırıcı ilaç alma zorunluluğu olan hastaların taşlarının tedavisinde, ameliyat öncesi ilaçlarının kesilmesine gerek olmaması da diğer yöntemlere göre Fleksible URS'yi daha üstün kılıyor.

Tüm dünyada hemen hemen tüm açık böbrek taşı ameliyatların yerini, eğer hasta için uygunsa ve yapılabiliyorsa, kapalı ameliyat yöntemleri almıştır. Bu özellikli cerrahilerin en önemli üstünlüğü, vücut dokularının normal yapısı korunduğu için hastanın iyileşme sürecinin de kısalmasıdır. Ameliyat daha kısa sürmekte, hasta genellikle bir gün sonra taburcu olabilmekte, ameliyat sonrasında daha az ilaç kullanılmakta ve hasta normal yaşamına daha çabuk geri dönmektedir.